ANASAYFA SİTEDE ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE SORU SORUN? İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

İranTehlikesi.com

SİTEMİZE ZİYARETLER!

Aktif Ziyaretçi: 2

Toplam Tekil: 19781630
Toplam Çoğul: 26952640
İran'ın Vahdet Oyunu

İran'ın Vahdet Oyunu

Tarih 23 Mayıs 2016, 16:03 Editör

İran'ın Vahdet Oyunu – Serdar Demirel

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Hoca, geçen hafta İran’ın tertiplediği 29. Uluslararası İslâmî Vahdet Konferansı’a katıldı. Orada İran’ın siyasi ve dinî rehberi Hamaney ile de bir görüşme yaptı.

Bunu haber yapan kimi İran yanlısı siteler, Görmez Hoca’nın Kum kentinde Şiî alimlerle görüştüğünü, İranlı alimlerin İslâm dünyasının sorunlarına mezhep açısından bakmadığını öğrendiğini söylediğini yazdılar. Bu haberi de; “İran, İslâm dünyasının sorunlarına mezhep açısından bakmıyor” başlığıyla verdiler.

İran gezisinde Görmez Hoca’ya eşlik eden bir dostu arayıp bu haberin doğru olup olmadığını sordum. Böyle bir ifadenin kullanılmadığını ve bu habere şaşırdığını söyledi.

İran, Müslüman coğrafyada vahdetin ırzına geçerken dahi vahdet toplantısı tertipleyebilecek kadar rahat bir ülkedir. Bunu da muhaliflerin sevgisini kazanmak için takıyyeyi caiz gören fıkhının sunduğu imkânlarla yapıyor.

Aslında İran Ümmet için büyük hayâl kırıklığıdır. Bunu anlamak için yakın tarihe bakmak yeterlidir. Ümmet, Osmanlı sonrası büyük bir travma yaşadı. Ulus devletlere bölündü. Ulus devletlerin batılılaştırma dayatmalarının nesnesi oldu. “Bir daha İslâmî toplum ve devlet yapısına dönüş ve eski ihtişamlı günleri inşa etmek mümkün olacak mıydı?” sorusu bir arayışın da ifadesiydi.

Bu travmanın epey derinleştiği bir dönemde İran İslâm Cumhuriyeti kuruldu. Dünya Müslümanları genel manada sevindi, bayram yaptı. İhtiyatla yaklaşan, yanılma payı bırakanlar da vardı. Zafere susamış Müslümanlar mezhep farklılığına rağmen İran tecrübesi başarılı olsun istiyorlardı.

Devrim 3 yaşında iken Suriye’de, 1982 yılında baba Esed, Hama’da 30 bin Müslümanı katletti. İran katliamı destekledi. Ancak geniş kesimler bunu tevil etmeyi tercih etti. Devrimin yaşaması için İran’ın müttefiklere ihtiyacı vardı. Devrimin hayatta kalması için 30 bin Müslümanın kanı ödenmesi gereken bir bedel olarak görüldü. Sünnî dünyada insanlar vicdanlarından yükselen itiraz seslerini böyle bastırma yoluna gittiler.

Daha sonra Azarbaycan-Ermenistan savaşı, Afganistan işgali, Çeçenistan ayaklanmasında da Ümmeti hayâl kırıklığına uğratacaktı İran. Kendi içindeki Ehli Sünnet’e karşı ötekileştirici politikalar da vicdanlarda derin yara açacaktı. Maliki döneminde İran’ın Irak politikaları mızrağın çuvala sığmadığı dönem olacaktı.

Ama asıl büyük kırılma Suriye’de kendisini gösterecekti. İran yanına da beslemesi Hizbullah’ı alarak nusayrî Esed rejimini korumak bahanesiyle Suriye’yi işgal etti. Sonra Yemen’i karıştırdı. Sünnî coğrafyalarda başkentleri bir bir ele geçirme mücadelesine girişti. Elinden gelse, ki bu bir İran hayâlidir; Mekke ve Medine’yi de işgal edecektir.

Sünnî dünyada hem misyonerlik faaliyetleriyle hem agresif emperyalist politikalarla kendine sürekli alan açmaya çalıştı. Bunu yaparken de Rusya ve bazen de ABD ile ortak hareket etti.

Bu yazdıklarım elbette bir sır değil. Eğer bugün Irak, Suriye ve Yemen’de bir mezhep savaşı yaşanıyorsa bunun birçok sorumlusu vardır ama en büyük sorumlusu İran’dır. İran’ın Tahran’da vahdet toplantısı tertiplemesi bu acı gerçeklerin üstünü örtemez.

Burada adâletten, hak ve hukuktan yana olan Şiîlere önemli bir çağrı yapmak istiyorum: İran’la aranıza mesafe koyunuz. İran’ın ulus devlet çıkarları için Şiîleri cepheye sürmesine yüksek sesle itiraz ediniz. İran’ın, lâyüs’el olmadığını, yanlış yaptığını açıkça söyleyiniz. Zira bu ateş hem Sünnilere hem Şiîlere dokunmaktadır.

Serdar Demirel


Bu haber 967 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit


İŞTE BUDUR HUMEYNİ DEDİĞİNİZ !! TIKLA VE OKU!


Humeyni Bir Fransız Uçağı ile geldi darbe yapmaya.. İşte o gün bugündür Şii yayılmacılığı adına Amerika'dan tüm desteği almıştı. Afganistan'ın ve Irak'ın işgali olmak üzere Bahreyn'den Yemen‘deki şii ayaklanmalarına ABD desteğini göz ardı etmek mümkün değil. Pakistan'da artan şii yayılmacılığı Pakistan hükümetini de etkisi altına almış durumda, öyle ki Şuan Taliban onlar için düşman konumda. Türkiye sırada ……..!!! Tarihinde hiçbir zaman kafir bir ülkeyle savaşmamış, aksine hep Müslüman ülkelerle savaşmıştır.. En son Irak İran savaşı buna örnektir... İslam'ın içinde ki Truva atı şii İran...


Dr. İhsan Şenocak'tan "Şia Nedir, Ne Değildir?" başlıklı bir video. !!!! İzlemeden Geçmeyin !!


İran Gerçeklerini Bu Videoda Gerçek Veriler Eşliğinde Daha Net Anlayacaksınız..



Şİİ İRAN VE SAPKIN YÖNÜ!

"ŞİİLER, EHLİ SÜNNET'İ KÜFÜRLE İTHAM ETMELERİ VE SAHİH HADİSLERİ REDDETMELERİ SEBEBİYLE HER İKİ YÖNDEN KÜFRE DÜŞMÜŞLERDİR." (İMAM-I GAZALİ Rah.)



1 Şî'â'ya Reddiye




İran Analiz

Amerika ve İran gerilimi, yeni oyun!

Amerika ve İran gerilimi, yeni oyun! Hep bilindik bir senaryoyu yeniden oynuyorlar..

Mustafa İslamoğlu ve HDP-İRAN bağlantısı

Mustafa İslamoğlu ve HDP-İRAN bağlantısı Fazıl Duygun'un ele aldığı konuyu dikkatli okumanızı rica ediyoruz..

(c) 2014 - Bu web sitemizle biz kesinlikle bir inanca saldırı yapmıyoruz. Bu tamamen inandığımız değerlere, inanca saldıran bir zihniyeti deşifre ve bilgilendirme amacıyla, kaynak ve yorumlara dayalı özgür ifadenin savunulduğu bir web sitesidir. Olmamasını düşündüğünüz sayfa ve nedenlerini bize göndermeniz halinde, değerlendirip gerekli işlemi yapacağımızda buradan bildiririz. Kaynak göstermek şartıyla alıntılar yapılabilinir!
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Alt Yapı: MyDesign - Dizayn ve Hosting: Ri-Mer Bilişim