ANASAYFA SİTEDE ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE SORU SORUN? İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

İranTehlikesi.com

SİTEMİZE ZİYARETLER!

Aktif Ziyaretçi: 10

Toplam Tekil: 20254227
Toplam Çoğul: 27500470
Şii İran'a Asla Güvenmeyin - 2

Şii İran'a Asla Güvenmeyin - 2

Tarih 09 Mayıs 2012, 16:37 Editör Yönetici

Şii İran'a Asla Güvenmeyin - 2

Saddam Hüseyin;Hiçte haketmediği bir ölümle öldü… Çünkü Şii’ler tarafından satıldı !!!

“Zâlim Saddam” edebiyatını ağızlarında sakız yapan bazı kelâm ve kalem erbâbı ahmaklar, nedense işgâlci Amerikan zulmünün işbirlikçisi Şiîlerin alçaklığına susarak ortak oluyorlar!

Ahmak Ağırmı geldi ? Vallahi edilecek hakaretlerin belkide en aşağısıdır .

Neden mi ;

Bu ahmaklar, şiîlerin, İslâm tarihi boyunca, İslâm düşmanlarıyla hep işbirliği içinde olduğunu bilmiyorlar…

Bu ahmaklar, şiîlerin, İslâm târihi boyunca sadece müslümanlarla savaştığını görmüyorlar…

Bu ahmaklar, İran’ı “Anti-Emperyalist” zannediyorlar…

Bu ahmaklar, İran devrimini “İslâm İnkılâbı” zannediyorlar…

Bu ahmaklar, şiîleri sevmeyi “İslâm Birliği”nin levâzımından zannediyorlar…

Bu ahmaklar, şiî-sünnî mücâdelesini “Kardeş Kavgası” zannediyorlar…

Bu ahmaklar, Şia itikâdının “müslümanlık” olmadığını bilmiyorlar…

● « – Meşhur tarihçi İbn-i Cerir et-Taberi, Hicrî 302 yılında meydana gelen bir hadiseyi şöyle naklediyor: Şiinin biri çeşitli hilelerle Halife Muktedir’in huzuruna çıkmayı başardı; ve kendisinin Hasan b. Ali el-Askerî’nin oğlu, Kayıp İmam Muhammed b. Hasan b. Ali b. Musa b. Ca’fer olduğunu iddia etti… Bunun üzerine Haşim Oğulları, başlarında İbn-i Tomar diye anılan reisleri Ahmed b. Abdussamed olduğu hâlde huzura alınıp adamla yüzleştirildiler… İbni Tomar’ın, Hasan b. Ali el-Askerî’nin çocuk bırakmadığını söylemesi üzerine Haşim Oğulları bağırarak bu adamın halka teşhir edilmesini ve en ağır cezaya çarptırılmasını istediler. Halife Muktedir, bu şiîyi bir deveye bindirip tevriye ve arefe gününde halka teşhir ettikten sonra hapsetti…»

Ve bizim ahmaklar, o şiîlerin, idam’ı bile özellikle bayram gününe denk getirerek, Saddam’ın şahsında Sünnet ve Cemaat Ehli’nden güyâ tarihî bir öç almaya çalıştıklarını görmüyorlar…

Bu ahmaklar şunları bilmiyorlar:

● « – Şiiler haber nakletmede insanların en yalancısı, aklî delillerde de en câhilleridir; çünkü, mezheblerinin esasları bâtıl; (takiyye), vehim ve müstahiller üzerine kurulmuştur…»

● « – Kötülük yapmada yahudilere, aşırılık ve cehâlette hristiyanlara benzerler…»

● « – 70.000 kişinin kendisinden ders dinlediği meşhur hadis hâfızı ve İmam Ahmed bin Hambel’in üstadı Yezid b. Harun es-Sülemi el-Vasitî şöyle demiştir: “Bir bid’atçıdan nakiller yapılabilir; şiîler hariç! Çünkü, şiîler yalancıdırlar.”»

● « – İmam-ı Şafiî: “Şiîler kadar yalan şâhitliği yapanı görmedim.”»

● « – Şiîler, hâricîlerden daha sapıktırlar. Zira onlar hâricîlerin tekfîr etmedikleri Ebû Bekir(ra) ve Ömer(ra) gibi zâtları tekfîr ediyorlar. Resûlullah’a(sav) ve ashâbına, kimsenin cesaret edemediği bir şekilde iftira ediyorlar. Hâricîler ise buna tevessül etmezler. Üstelik hâricîler, şiîlerden daha sâdık, cesur ve fedâkârdırlar.»
● « – Şiîler yalancı, korkak, hâin ve alçaktırlar. Zîrâ onlar, müslümanlara karşı kâfirlerden yardım alıyorlar.»
● « – Şiîlerin, Cengiz’in torunu Hülâgû ile işbirliği ederek Horasan, Irak ve Şam’a akınlar etmeleri hiç kimsenin inkâr edemeyeceği kadar açıktır.
Şiî tarihçi, Horasanlı Mirza Muhammed, “Ravdatül Cennât” adlı kitabının 578. sayfasında, üstadları Nâsır et-Tûsî’nin hayatını anlatırken, bu çirkin manzarayı şöyle resmediyor:

"Nâsır et-Tûsî, Büyük İran Devleti’nde, yüce sultan Hülâgû Han’ı destekleyerek, halkı ıslah edip fesadı ortadan kaldırmak için Hulâgû ordusuna katılıp, onunla Bağdad’a gelmiştir. Abbâsîleri ortadan kaldırarak zulmü yok etmiştir. Nehirler misâli, kötü kanlarını akıtmıştır; kanlarını Dicle’ye akıtıp cehenneme göndermiştir.”
Görülüyor ki, Şiî Nâşır et-Tûsî’nin, kâtil Hülâgû ile Bağdad’a gelip kan dökmesini bir ıslahat hareketi olarak kabul ediyorlar.

O gün için İslâm âleminin en büyük merkezi olan Bağdad’da katliâmın bir irşad ve ıslah olduğunu iddia ediyorlar.

Şiî tarihçi Horasanlı Mirza Muhammed, bu hareketle iftihar ediyor. Bu vahşi olayda vefat eden müslümanların cehennem ehli olduklarını utanmadan dile getiriyor. Bununla da, Hülâgû ve şiî olan mürşidinin de cennet ehli olduklarını ifade ediyor. İbn-i Teymiyye de, şiî tarihçinin bu iddiaya sahip olduğunu tasdik ediyor. Allah adaletiyle onlara muamelede bulunsun.»
● « – Şiîler, Irak ve Horasan’da Hülâgû’nun güçlü yardımcıları idiler. Bağdad’da Halîfe’nin veziri de İbnu’l-Alkamî adında bir şiî idi. Durmadan Halife’ye tuzak kurmaya çalışıyor, müslüman askerlerin erzağını kesmeye uğraşıyor, müslümanları Hülâgû ile çarpışmaktan alıkoyuyor; öyle ki Hülâgû’nun, askerleriyle Bağdad’a girip on milyon müslümanı öldürmesine sebep olmuştur.»
● « – İslâm tarihinde kâfir Moğolların yaptıkları katliamdan daha büyük bir katliam görülmüş değildir. Hâşimîleri öldürmüşler, Abbâsî olan ve olmayanların hanımlarını köleleştirmişlerdir. Kâfirleri müslümanlara karşı kışkırtanlar, hiçbir zaman Resûlullah’ın(sav) ehline
dost olmaları mümkün değildir. Onlar, Haccac’ın eşrâfı öldürdüğünü iddia ederek ona da iftira ediyorlar. Halbuki Haccac, zulüm ve gaddarlığıyla beraber hiçbir Hâşimîyi öldürmemiştir. O Hâşimîlerin dışında, Arapların eşraflarından bir çoğunu öldürmüştür.»
● « – Muhammed b. Ahmed El-Bağdadî denilen adam, El-Alkamî olarak tanınır. Şiî ediblerindendir.
Ehli Sünnet ona karşı müsamaha gösterdikleri için Abbâsî devletine vezir olmuş ve 14 sene bu vazifeyi deruhte etmiştir. Öyle ki, son Abbâsî halîfesi Mu’tasım ona güvenmiş ve devlet işlerini ona tevdî etmiştir. Hülâgû ordusu İran’a girince, El-Alkamî ona haber göndererek Bağdad’a doğru gelmesini istemiştir. Alkamî, Abbâsî devleti ortadan kalkınca, Hülâgû tarafından kendisinin bir şiî halîfe olarak tayin edileceğini umuyordu. Neticede Hülâgû, Moğol ve abdallardan 200.000 (ikiyüzbin) kişilik bir ordu ile Bağdad’a yürüyor, Mu’tasım’a karşı İbnu-l Alkamî’yi destekliyor. Nihayet Hülâgûnun ordusu Bağdad’ın doğu ve batısına girince Alkamî, Hülâgû ile sulh yapmak üzere Halîfe’den izin istiyor. Hülâgû’nun askerleriyle konuştuktan sonra, kendisinin de Abbâsîlere karşı olduğunu söylüyor. Ve geri dönerek Halîfe’ye, Hülâgû’nun kendi kızını halîfenin oğlu Ebubekir’e vermek istediğini, böylece Halîfe, Selçuklular’la nasıl idiyse Hülâgû ile de öyle olmasını istediğini bildiriyor. Evlilik akdinin icrâsı için Halîfeyi, oğlunu, âlimlerle devletin ileri gelenlerini Hülâgû’nun ordu karargâhına davet edince, Hülâgû bunların hepsini kılıçtan geçiriyor. Artık Abbâsî Devleti başsız kalınca, Moğollar Bağdad’a girerek katliâma girişiyorlar. Bu cürüm 40 gün devam ediyor. Rivâyete göre Hülâgû, 1 Milyon 800 bin cesedi bizzat saydırmıştır. Ki bunlar saydırılmayanlardan çok daha azdırlar.»

● « – Takyuddin b. Ebil-Yusr, bu vahşî hareketi şu şiiriyle dile getiriyor:
“Ey Bağdad’ı ziyaret edenler, artık bu diyâra gelmeyin. / Çünkü ne Bağdad şehri kalmıştır ne de Devlet-i Bağdad. / Hilâfet’in tâcı ve ilmin merkezi harabeye dönmüştür. / Moğollar nice kadınları köleleştirmiş ve gasbetmiştir bütün malları. / Nice boyunları kesmiş kılıçlar ve kirletmiş kadınları seffahlar. / Ateştir saran kâlbimi ve bir rüzgâr daha da alevlendiren…”»
● « – Yine de Alkamî’nin ümitleri gerçekleşmedi. Şiîlere hilâfet verilmedi. Hülâgû onu ve adamlarını hakir görmüştü. Hatta Alkamî: “Durum istediğimin aksi oldu” demiştir.
Sonra Alkamî de pisipisine ölmüştür.»

● « – İslâm Devleti’nin ve müslümanların başına Moğol putperestleri tarafından getirilen bu büyük belâyı Şiî şair ve tarihçisinin berbat bir dille dile getirmesi, onların kâfirlerle işbirliği yaptıklarını ilân etmektedir. Şiîler, müslümanların düşmanıdırlar.»

Akıllı olan , Saddam’ın son vasiyetine kulak versin, Şii’lere zerre kadar güvenmesin. Çünkü idam sehpasında yalan söyleyen göremezsiniz. Heleki Şii yayılmacılığını durdurmak için İran ile 8 yıl savaşmış birinden çıkıyorsa bu söz….


SADDAM ASILIRKEN

Videoda, cellatlardan birinin ilmeği Saddam’ın boynuna geçirirken “Mukteda, Mukteda, Mukteda” şeklinde slogan attığı, diğerlerinin de “Çok yaşa Mukteda el Sadr” diye bağırdığı duyuluyor. Bu sırada, “Cehenneme git, cehenneme git” diye bağıran birisine Saddam’ın, “Yiğitlik bu mu?” karşılığını verdiği işitiliyor.



İran’dan Türkiye’yi zora sokan Şii duvarı

ABD’nin Irak’ı terk etmesi sonrası Türkiye’nin doğusuna İran öncülüğünde kurulan Şİİ Duvarı ortaya çıktı.

İran Çark Etti

Ahmedinecad´dan Ermeni Tasarısı yorumu

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Ermenilerin 1915 yılında yaşanan olaylarla ilgili iddialarına ilişkin ´´Dünyanın her yerinde, kim tarafından yapılırsa yapılsın, bütün zulümleri kınıyoruz´´ dedi.

http://www.haber7.com/yorumlar.php?id=275774


Bu haber 7294 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit


İŞTE BUDUR HUMEYNİ DEDİĞİNİZ !! TIKLA VE OKU!


Humeyni Bir Fransız Uçağı ile geldi darbe yapmaya.. İşte o gün bugündür Şii yayılmacılığı adına Amerika'dan tüm desteği almıştı. Afganistan'ın ve Irak'ın işgali olmak üzere Bahreyn'den Yemen‘deki şii ayaklanmalarına ABD desteğini göz ardı etmek mümkün değil. Pakistan'da artan şii yayılmacılığı Pakistan hükümetini de etkisi altına almış durumda, öyle ki Şuan Taliban onlar için düşman konumda. Türkiye sırada ……..!!! Tarihinde hiçbir zaman kafir bir ülkeyle savaşmamış, aksine hep Müslüman ülkelerle savaşmıştır.. En son Irak İran savaşı buna örnektir... İslam'ın içinde ki Truva atı şii İran...


Dr. İhsan Şenocak'tan "Şia Nedir, Ne Değildir?" başlıklı bir video. !!!! İzlemeden Geçmeyin !!


İran Gerçeklerini Bu Videoda Gerçek Veriler Eşliğinde Daha Net Anlayacaksınız..



Şİİ İRAN VE SAPKIN YÖNÜ!

"ŞİİLER, EHLİ SÜNNET'İ KÜFÜRLE İTHAM ETMELERİ VE SAHİH HADİSLERİ REDDETMELERİ SEBEBİYLE HER İKİ YÖNDEN KÜFRE DÜŞMÜŞLERDİR." (İMAM-I GAZALİ Rah.)



1 Şî'â'ya Reddiye




Şia Mezhebi

Dünya Sahnesinde Şîâ'nın Özeti

Dünya Sahnesinde Şîâ'nın Özeti Şia'nın dünya genelinde ne yapmaya çalıştığını özetle...

Mustafa İslamoğlu Geleceğin Feto'sudur!

Mustafa İslamoğlu Geleceğin Feto'sudur! Mustafa İslamoğlu Geleceğin Feto'sudur!

(c) 2014 - Bu web sitemizle biz kesinlikle bir inanca saldırı yapmıyoruz. Bu tamamen inandığımız değerlere, inanca saldıran bir zihniyeti deşifre ve bilgilendirme amacıyla, kaynak ve yorumlara dayalı özgür ifadenin savunulduğu bir web sitesidir. Olmamasını düşündüğünüz sayfa ve nedenlerini bize göndermeniz halinde, değerlendirip gerekli işlemi yapacağımızda buradan bildiririz. Kaynak göstermek şartıyla alıntılar yapılabilinir!
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Alt Yapı: MyDesign - Dizayn ve Hosting: Ri-Mer Bilişim