Hamaney Mehdi’yle görüşüyor (muş)!!


Açıklama: Sapıklıkta sınır tanımayan İranlı din adamlarının yeni açıklamalarının altında yatan gerçekler..
Kategori: Şia Mezhebi
Eklenme Tarihi: 22 Mayıs 2016
Geçerli Tarih: 25 Haziran 2017, 03:04
Site: İran ve Şia Gerçeklerini Bu Sitede Göreceksiniz...
URL: http://www.irangercegi.com/detay.asp?haberID=121



Geçen Cuma günü birçok haber sitesinde “Hamaney Mehdi’yle görüşüyor” başlıklı câlibi dikkat bir haber yayımlandı. Önce o haberi verelim:

İran’ın taklit mercilerinden Ayetullah Nasır Mekarim Şirazi (90), ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in Mehdi ile irtibatı olduğunu öne sürdü.

İran'dan yayın yapan jamkaran.ir haber sitesine göre, Kum kentinde 12’ncisi düzenlenen Uluslararası Mehdeviyet Doktrini Konferansı’nda konuşan Şirazi, “Dini liderin başarılı olduğunun delillerinden biri de kendisinin İmam Mehdi’yle bu mescitteki (Cemkeran Mescidi) yakın irtibatıdır.” iddiasında bulundu.

Şirazi, “Biz zamanını tayin etmiyoruz. Fakat Mehdi'nin çıkışı büyük bir ümitle yakındır.” ifadelerini kullandı.

Bu haberi yayımlayan Timeturk, Haber7 ve Haksozhaber siteleri şu açıklamayı da vermiş: “İran’daki Caferiler, Mehdi'nin kıyametin kopmasına yakın bir zamanda ortaya çıkacağına inanıyor. Dünyada kaos ve savaşların artması Mehdi’nin geliş alametleri olarak kabul ediliyor. Kum ile Kaşan kenti arasındaki Cemkeran köyüne yakın Cemkeran Mescidi, Caferi mezhebine mensup bazı kişilerce Mehdi’yle irtibat kurulan yer olarak inanılıyor.”

Bu habere yorum yazan çok sayıda okur Ayetullah Hamaney’i tiye almış. Bence ciddiye alsalar iyi olur. Neden mi? Önce haberde söz konusu olan yakında çıkacağı müjdelenen Mehdi kimdir meselesine küçük izah getirelim.

Şia’ya göre (İsnâ Aşeriyye fırkası) Mehdi, on birinci imam Hasan el-Askerî’nin oğlu Muhammed b. el-Hasen b. Alî b. Muhammed’dir. el-Mehdî el-Muntazar yani beklenen mehdi bu kişidir. Daha önceden ortaya çıkmış fakat şartların müsait olmaması sebebiyle gaybete çekilmiş ve tekrar zuhur edeceği günü bekliyor. Bu zaman zarfı içinde şiasıyla irtibatını kesmemiştir.

İmam el-Askerî’nin bu isimde bir çocuğunun dünyaya gelip gelmediği aslında şüphelidir. Ne Sünnî ne de Şiî kaynaklarda kesin olarak varlığı isbatlanamamaktadır. Dolayısıyla tarihî bir kişilikten çok bir inançtan bahsediyoruz.

Şiî kaynaklar da bu garabeti; Hasan el-Askerî’nin dünyaya gelen oğlunun doğumunu Abbasi baskısından dolayı gizlemesine ve çok az sayıda yakını dışında kimseye duyurmamasına bağlarlar. İnanılması iman etmenin olmazsa olmaz rüknü olan bu kişi hem takipçilerinden hem de düşmanlarından gizlenmiştir ve hâlâ da gizlenmektedir.

Bu inanca göre Mehdi 260 hicri/874 miladi yılında küçük gaybete (el-gaybetü’s-suğrâ) çekiliyor. Bu gaybet 329 h./941 m. tarihine kadar devam etmiş. Bu dönemde Mehdi sefir, nâib veya vekil denilen 4 kişi aracılığıyla şiasını yönetmiş, onlara emir ve yasaklarını bunlar aracılığıyla bildirmiştir.

Sonra da büyük gaybete (el-gaybetü’l-kübrâ) çekilmiş bulunmaktadır. Bu gaybet hâlâ devam etmektedir. Şia toplulukları onun tekrar zuhur etmesi için bekler, gece gündüz dua ederler. O gelecek, Şia inancına göre adaleti tesis edecek, Şia düşmanlarından da intikam alacaktır. Öyle ki, Hz. Ali’nin hakkını gasbeden sahabeleri dahi mezarlarından çıkarıp çarmıha gerecektir.

Dediğim gibi bu bir inanç. Bu inancı destekleyen birçok rivâyet Şia hadis literatüründe mevcuttur. Yukarıda naklettiğim “Hamaney Mehdi’yle görüşüyor” haberi sıradan bir haber değildir. Şia toplumunun siyasi tercihlerini de belirleyen bir iman maddesidir. Bunu anlamadan Şia toplumunun reflekslerini de anlamak zorlaşır.

Meselâ yakında çıkacağına inanılan Mehdi, eğer Hamaney ile görüşüyorsa, İran’ın en üst yetkili kişisi heva ve hevasından konuşmuyor demektir. Buna göre o almış olduğu kararları masum ve din kaynağı olan Mehdi’nin direktiflerine göre belirlemektedir.

Buna inanan kişilerin sorgulamadan, verilen emirleri yerine getireceğini, Suriye ve Irak’a gidip din adına Müslümanları katledeceğini söyleyebiliriz. Afganistan, İran, Irak, Lübnan, Pakistan ve dünyanın birçok yerinden Şiîler Suriye’ye neden gidiyor sanıyorsunuz?

Son bir not; Ayetullah Şirazi’nin bu beyanı Suriye’de ve bahusus Halep’te daha büyük katliamların da habercisi olabilir.



Serdar Demirel