Şia'nın Kendilerine Vacip Kıldığı Amel : Takiyye !


Açıklama: Şia'nın çıkar durumlarında yalanı farz olarak nasıl gördüklerinin gerçek yüzü..
Kategori: Şia Mezhebi
Eklenme Tarihi: 04 Kasım 2014
Geçerli Tarih: 19 Ekim 2018, 15:07
Site: İran ve Şia Gerçeklerini Bu Sitede Göreceksiniz...
URL: http://www.irangercegi.com/detay.asp?haberID=97


İranlı Şii din adamı “Seyyid Ahmed Hüseyni Şirazi” takiye konusunda bir konuşmasında Muahkkik-i Kereki adında bir Şii âliminden örnek vererek “Takiye’nin ne zaman yapılması ve ne zaman bırakılmasının vacip olduğunu” anlatıyor.



Sözü geçen Muhakkik-i Kereki Safevi Hanedanı döneminde Lübnan’ın Cebel-i Âmil bölgesinden Şah İsmail’in daveti üzerine Şiiciliği yaymak ve tebliğ etmek için İran’a gelen bir din adamıdır.

İran halkının büyük çoğunluğu Safevi Hanedanından önce Sünni Müslümanlardan oluşuyordu. Safevilerin yönetim başına gelmesiyle Lübnan’dan göç eden Şii âlimler İran’da günümüz Şiiciliğin temelini attılar.


İmam Mehdi’nin naibi unvanıyla İran’da padişah huzurunda büyük bir makama sahip olan ve Şah Tuhmasp döneminde onun naibi sayılan Muhakkik-i Kereki İran’da teorik Şiiciliğin temelini kuran önemli şahsiyetlerden biridir.

Kereki’ye Şii olmayanlar tarafından çeşitli konularda verdiği fetvalar dolaysıyla “Şiiciliğin Mucidi” [Mühteri-üş Şia] lakabı verilmiştir.

 

Şia’da Takiyye İnancı …

 

Ehl-i Sünnet’in yoğun olduğu bölgelerde yaşayan şiî kişiler tarafından yapılmaktadır.

Şii’liğin inançlarını açıkça kabul ettiği gizleyen şiî kişinin amacı tıpkı münafık gibi ; ya hayatını rahat şekilde sürdürmek içindir veya karşı tarafı etkileyerek kendi inandığını aşılamak içindir.

Eğer Ehl-i sünnet toplumda takiyye yapan Şiî kişi,bir alim/hoca ise amacı insanlara şia’yı aşılamaktır.
Ama hoca/alim değilde sıradan bir vatandaş ise amacı ; rahat yaşam sürmektir.

Takiyye’nin gerekliliği konusunda çok keskin hükümler koyan ve takiyye’yi inkar edeni dinden çıkmakla itham eden şia’nın önce gelen alimlerinden Sadûk lakaplı Muhammed b.Ali B. El-Hüseyin ; Risâletü’l İtikad kitabı sayfa 104’de takiyye hakkında şunları söylemiştir ;

“Takiyye konusundaki inancımız şudur : Takiyye vaciptir.Takiyyei terk etmek namazı terk etmiş mesabesindedir.Takiyye vaciptir ; Mehdi çıkana dek kaldırılması caiz değildir.Onun (Mehdi’nin) çıkışından önce takiyyeyi kim terk ederse,Allah’ın dininden ve imamiyye’nin dininden çıkmış,Allah’a,Rasulü’ne ve İmamlara muhalefet etmiş olur !”